İçeriğe geç

Hakkında

Burak BayburtluEfendim öncelikle kendimi tanıtayım. Buraya kadar görmediyseniz, adım Burak Bayburtlu. 80’lerin başında daha ilkokul çağında gördüğüm bilgisayarlardan bir tane de benim oldu olalı teknoloji ve bilgisayarla iç içe yaşayan bir mühendisim*

Çalışma hayatına aile şirketimizin yurtdışı ile ilişkilerini idare ederek başladığımdan beri, ki bu 1996 sonu oluyor, sürekli çalışıyorum. Daha öncesinde tek yaptığım oyun oynamak ve Gameshow‘a yazı yazmakken yıllar içinde pek çok işte çalıştım. Bunları saymak gerekirse(ki biraz tanıyın beni):

  • Az önce söylediğim gibi ilk işim olan Gameshow dergisi benim için bir nevi ‘editörlük okulu’ oldu. 6.sayı olan Ağustos 1995* sayısından neredeyse kapanan kadar kadar pek çok oyun incelemesi yaptım, hatta son dönemlerde kardeş dergi FRP & Magic için de yazdığım yazılar oldu. Amatör ruhla başlayan ancak profesyönelliğin sınırlarını zorlayan bağımsız süper dergi ailesi Gameshow, Netshow ve FRP & Magic’in kapanması o dönemler hayatımızın en önemli olaylarından biriydi.
  • Yine döneminin en önemli haftalık bilişim yayını olan Computerworld Türkiye’de muhabirlik ve yazılım sayfaları editörlüğü yaptım (yaklaşık 5 ay kadar sürdü, IDG Türkiye yenilince biz de yenilmiş sayıldık)
  • Uzunca süre öğrenci hayatı sürdürdükten sonra 2000 yazını ve kışının yarısını RT.NET’te Müşteri Hizmetleri hattında bağlantı sorunlarıyla boğuşarak geçirdim. O dönem Türkiye’nin en ucuz servis sağlayıcısı olan ve Webbee adı ile de bilinen RT.NET’te telefonlara bakarak edindiğim deneyim sayesinde  sonra farkediyorum ki müşteri ile iletişimimi çok geliştirdim (hem de çok 🙂 )
  • Oradan hemen Ticaretnet‘e (simdiki adi ile Tradesoft) zıpladım, System & Network Admin olarak çalıştım (bu noktada kriz patladı, eve dönüş yaptım)
  • Sonraki 1 yıl Sanane.com’da gönüllü çalıştım, forum yöneticiliği, server yöneticiliği yaptım. Bol bol Ultima Online oynadım, ders çalıştım, spora gittim, bir nevi kendime döndüm diyebilirim.
  • Bu sırada bir daha DGS’de dereceye girip Marmara Üniversitesi’ni kazandım.
  • İlk senenin sonunda İş Bankası’nda 1 hafta yazılımcı olarak staj yaptım. 1 haftanın sonunda yapmak istediğim işin bu olmadığını farkına varıp ayrıldım, stajımı Tradesoft’ta tamamladım. Orada C# ve .NET ile tanıştım, AtaOnline‘ın müşteri duyurularını yapan uygulamayı yazdım (halen kullanıyorlar mı bilmiyorum, uzunca bir süre kullanılmış ama)
  • 2003 yılında güzel bir fırsat yakaladım: Nisan ayında Tikle’de part-time programcı olarak işe başladım. Programcı olarak geçirdiğim sürenin yarısı cep telefonlarına J2ME ile oyun yazarak diğer yarısı da Shubuo ve Life 😉 için mobil servisleri hayata geçirerek geçti. Programcılık yaptığım dönemde iki kişilik bir hayat yaşadım diyebilirim, malum okul devam ediyordu. Ancak şunu söyleyebilirim: çok şey öğrendim, öğrendiğimden çok öğrenecek şey olduğunun farkına vardım. Tikle’de geçirdiğim ilk 2 yılın sonunda gördüm ki yazılımcılıktan daha çok keyif veren ve benim gelecekte yapmayı istediğim tek bir şey var: danışmanlık. Tikle’de doğam gereği herkesin soru sorduğu insan olmuştum, bari sorulmadan söyleyeyim diyerek TechTalk isimli oturumlar hazırladım ve sundum. Tikle Games’in oyun grubunda proje geliştirdim, bunları hayata geçirdim.
  • Tikle’de çalışırken derslerimi tahminimden 1 yıl daha uzun sürede tamamladım ve Temmuz 2005’te ilkokula giderken almayı hayal ettiğim diplomayı alarak “Bilgisayar Mühendisi” oldum.
  • 2005 yazı sonunda Tikle Games operasyonu askıya alınırken ben de Oyunparkı‘nın teknik sorumlusu olarak görev almaya başladım. Tam bir enkaz devralıp epey adam ettikten sonra yeni yıla kadar bu görevi sürdürmeye devam ettim. Bu sırada taşıyıcı servisi nedir, ne değildir, ne kadar meşakkatli bir operasyondur öğrenme şansım oldu.
  • 2006 başında Tikle ile yolları ayırdıktan kısa bir süre sonra şu an sadece adı olan Exim A.Ş.‘de 3 ay kadar Yazılım Proje Uzmanı olarak çalıştım. Burada Embedded Visual C++ ile proje geliştirdim, Sütaş için Delphi ile geliştirilmiş bir saha takip otomasyonu uygulamasını toparlayarak şirketi ciddi bir problemden kurtardım. Ben bütün bunları yaparken beni yurtdışındaki projede konumlandırmalarını bekliyordum, beni Türkiye’de daha faydalı buldukları için göndermemeyi tercih ettiler. Deneyimlerime göre bir kurum şu veya bu sebeple vaadettiklerini yerine getirmiyorsa o kurumdan olabildiğince hızlı kaçmanızda yarar var. Ben de öyle yaptım, ayrıldım, pişman değilim.
  • Ağustos 2006 – Ekim 2007 arasını ise Mynet‘te “Yeni Fikirler ve Mobil Satış Yöneticisi” olarak geçirdim. Bu süre zarfında Mynet’in WAP sayfalarını güncelleştirmek, yeni nesil Mynet servislerine destek vermek, blog servisi yöneticiliği gibi bir sürü alanda görev yaptım.
  • Mynet‘ten ayrıldıktan sonra bir süre serbest danışmanlık yaptım. Eski şirketlerinizle iyi ilişkileriniz olunca sizin deneyimlerinizden faydalanmaya devam etmek isteyebiliyorlar, aklınızda olsun.
  • Şubat 2008’de IPTV ve yeni nesil Internet TV projeleriyle ilgili çalışmak üzere Digiturk‘te Yeni İş Geliştirme Uzmanı olarak başladım. 11 ay sonunda Digiturk ile yollarım ayrıldığında Digiturk Web TV‘nin yurtdışı ayağını 5 kanalda 16 kanala ve farklı yayın kalitelerini aynı bütçe ile desteklemeyi başarmıştım.
  • Digiturk sonrasında bir süre ne yapacağımı bilemeden dolaştım durdum, bir süre eski dost Tikle ile 4 aya yakın bir süre zarfında cep telefonları için sosyal bir arayüz tasarladık. Uygulamaya geçirilmedi.
  • Yaz biterken ilk günlerinden beri oluşumunu izlediğim Tart bünyesinde Kurumsal Mutluluk Uzmanı adını verdiğimiz bir rolü üstlendim. Bir dijital ajans ve yazılım ajansı olan Tart’ta pek çok projeyi beraber alıp beraber yaptık. Burada da gördüm ki kurumların DNA’sını değiştirmek epey zor iş, o yüzden hayalimdeki projeleri gerçekleştirmek üzere yaza girerken ben de tekrar eski günlerdeki gibi home/office düzenine geçtim.
  • 2009-2013 arası yaklaşık(!) 2 startup için çalışıp çok şey öğrendim. Birinin Whatsapp Messenger klonu olduğunu, diğerinin de bir online reklam ağı olduğunu söyleyebilirim. Sonuçlar ne olursa olsun insan bazen gerçekten hayret ediyor.
  • 2013 yılında Geek Talk Radio ile uğraştığım bir 6 ayın sonunda Microsoft ile anlaştım ve Windows uygulamalarından sorumlu Technical Evangelist olarak çalıştım. 2,5 yılı geçen bu sürenin sonunda geride Dev2Win ve Student App Fest gibi iki büyük etkinlik formatı ile Windows uygulama mağazası için geliştirilmiş pek çok mobil uygulamayı geride bıraktım.

Uzun bir özgeçmişi olabildiğince kısa yazmaya çalıştım. Bununla beraber iş alanında ilgi duyduklarımı özetlemek gerekirse (ki sanırım gerekiyor): dijital yakınsama (convergence da deniyor), İnternet yayıncılığı ve akışkan(streaming) video, mobil İnternet, Web, teknoloji ve en önemlisi gadget’lar ilgi alanım. Bu uğurda paylaştıklarım yine blogumdan ve Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz. Bir ara sırf gadget incelemeleri ve geek kültürü üzerine Kafa Kafaya adında bir İnternet TV programı hazırladım, sundum, kaçırdıysanız halen yayındayken izlemenizde yarar var  geçmiş olsun, maalesef elimdeki yedekleri bir yerlere yükleyene kadar izleyemeyeceksiniz 🙁

Şu sıralar nelerle uğraştığımı özet geçmek gerekirse:

  • Blog yazıyorum, teknoloji ve sosyal medya havariliği yapıyorum, yazabilen herkese yazmasını öneriyorum. Blogumu her gün 1000 civarı insan ziyaret ediyor, düzenli güncelleyebilmek ise hayalim.
  • Twitter’ımı düzenli güncelliyorum, en güncel ve faydalı bulduğum içerikleri de yine buradan paylaşıyorum.
  • Bütün bunlardan kalan tüm zamanı şu an sadece fikir ve tasarı aşamasındaki projelerime ayırıyorum. Bir gelişme olduğunda herkese buradan duyuruyor olacağım.

Bana ulaşmak isterseniz burak [et] burak [nokta] com adresine email atabilirsiniz. Facebook, Twitter gibi sosyal ortamlarda takip etmek isteyenler için bağlantılar sağ sütundaki Sosyal Medya kutusunda yer alıyor. Bir de Google profilim var ki orada gerekli gereksiz tüm bağlantılarımı bulabilirsiniz.

Over and out!

Not: Hiçbir yerden ulaşamıyorsanız bir de şunu deneyin, çalışmıyor ise de şansınıza küsün 🙁